Bülent Yüksel Resmi Web Sayfası

Bülent Yüksel Resmi Web Sayfası
 

Nerede Kalmıştık?

Beşiktaş’ta olan bitenlere, yorumlara bakıyorum, bakamıyorum.
Allah kargaları başımızdan eksik etmesin, renklendi etraf.

Her yazısı benim maaşımla iki maaş eden Bilgin Ağabey’in nitelendirdiği gibi “çok leşi olan” bu kargaların, zeki olmalarının yanında, sadece leşin, durağan varlıkların üzerinde olabilmeleri, her karga gibi korkak oldukları, hayatları boyunca yalnızca ayaklarına basıldığında yürekli olabildikleri gerçeğini, içim dolu dolu izliyorum, doluyorum, doluyorum, doluyorum…

20-30 yıllıkları da 40 yıllıkları da böyle.

Türkiye’de 10 tür karga varmış, 8 tanesi düzenli görülürmüş…

Bizimkiler fena halde düzenli görülüyorlar, Ribery davasında spor hukukçusu, Batuhan bara gider spor pisikoloğu, Seyrantepe ihalesinde müteahhitiz, patronla arası hazır bozukken kulüp başkanının, bizim yazdığımız kulübün başkanı değilse de dalar, memleketin parasını kurtarırız, ülke sporu için kellemizi veririz hatta.

Biri çıkıp Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın, Trabzonspor’un enayilikleriyle kavuğu başına geçiren Yıldırım Demirören’in; 20 milyonun beklentilerini organize etmesinin mümkün olmadığı tescillenmişken, hangi konuda üstün becerisi olduğunu söylese.

10.5 numaraya takılı kalmasak, “Cim bom-Fener böyle gitmez, lig uzun maraton, daha form düşüklükleri var, sakatlıklar var” demesek “Mustafa Hoca Türkiye’de göreceğini gördü, bu yıl Şampiyonlar Ligi’nin sıfır çeken hocasının, geçmişin izlerini silme yılı” demesek, hala tek santrfor-çift ön libero anlatmasak…

Biri “Drpic, Gordon Schildenfeld, İbrahim Kaş, Zapotocny, Gökhan Zan, Ferrari, İbrahim Kaş” yazsa yan yana, araya Seric sıkıştırsa, bir dörtlük espri üretse içinde artık Sinan Engin olmayan.

Biri Ülker’in üst düzey bir yetkilisine “beşiktaş durup dururken Delgado’nun bonservisini almak için nasıl baş vurdu, 5.9 milyon Euro’luk rakkam kimden çıktı, kaçtı ki pazarlık sonucu buraya indi?” diye sorsa, yukarıda adı geçen Gökhan Zan’a, kendi futbolcusuyken “cam adam-kerata” diyen Sağlık Kurulu Başkanı Mete Düren’e de Delgado, bonservisi alındıktan ne kadar sonra, sözleşmesinin dondurulmasına sebebiyet veren bu vahim hastalığa yakalandı?” dese…

Yoruldum; gerisini-öncesini, bu aralar ortalarda görülmeyen Satılık Kalem Korhan Kaldırım’a bırakıyorum…

Yazmazsan çatlatan cinsten bir şey daha var ama Bülent Tuncay’ın Lafoloji’sine yakışır bu ünlü az düşünürümüzün ağzından çıkan laf:
İktisatçı Kenan Öner Şampiyonlar Ligi kura çekimini değerlendirmiş ve “keşke Wolsburg çıkmasaydı” demiş...

Ve son olarak bir itirafta bulunmak istiyorum:
“http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1132953&AuthorID=69&b=Kargalar alinacagina bizimkiler alindi&a=Bilgin Gokberk&ver=70” yı okurken “hakikaten ya kaç para bu fondü?” dedim, Google’ı açtım “fondü kaç para?” yazım, karşıma adamın biri çıktı; “o kadar para vermeyin, pazardan 5 liraya bir tabak alın, altına mum koyun, kendiniz yapın” demiş.
Hay Allah!

Açılış yazısında Fatih Altaylı’nın affına sığınarak:
Ne zaman adam oluruz?

Susturduğumuz adam Nihat Genç’in adını taşıyan internet sitesi nihat-genc.com’un 7500 üye, 500 bin ziyaretçi, 5 milyon sayfa gösterimine ulaştığını bildiğimiz zaman..

> Ana sayfa

 

 

İletişim: iletisim@bulentyuksel.com